Ýzmir yazýsý - Yýlmaz Özdil
—
—
|
|
||
Açýklama :“ÝZMÝR” Türkiye’den sýkýldýðým zaman Ýzmir’e giderim ben. Simite gevrek deriz biz… Çekirdeðe çiðdem. Kordon elektrik aleti deðildir. Kumru da kuþ deðildir bizim için… Yengen’i yeriz. Sen sigorta dersin… Biz asfalya deriz. Uzatmayýz… Gidiyom geliyom deriz. Domates dediðin, domat iþte. Evimiz isterse 800 metrekare olsun, balkonda otururuz. Hýdrellez filan gibi mazeretler uydurur, sabaha kadar sokaklarda içeriz. Bi oturuþta 60’ar 80’er midye yeriz, istifno severiz, cibez’e bayýlýrýz; gece 3-4 gibi boyoz’a dalmazsak, kan þekerimiz düþer! Boþ lafa karnýmýz toktur bu arada, týrýþkadan teyyare gibi atasözlerimiz vardýr… * Paraþüt kulesinden atlamayana kýz vermezler; kýzlarýmýzý da tavlayamazsýn ha… Caný çekerse, o seni tavlar! Liseye giden kýzýnýn erkek arkadaþýnýn olmasý kasmaz babalarý; kendilerinin de kýz arkadaþý vardý lisede… Bak iddia ediyorum, okey þampiyonasý düzenlense, Ýzmirli kadýnlar alýr kupayý… Erkekleriyle kahveye giderler çünkü… Þaþýrdýn di mi? Al buna da þaþýr, nargile içerler… Askýlý giyerler, þortla gezerler, öküz gibi bakarsan, bi çakar, bi de duvardan yersin… Gönül Yazar’ýz, Sezen Aksu’yuz; bir gül takýp da saçlarýna, çýktý mý deprem sanýrdýn kantosuna, Karantinalý Despina’yýz… Sensin Varoþ! Biz tenekeli mahallede bile el ele gezeriz. * Erkeklerimiz de fena deðildir hani… Detaya girmeyeyim, Ayhan Iþýk, Metin Oktay, Mustafa Denizli mesela, bi fikir verir sana… Ertuðrul Özkök’ün kýrdýðý cevizleri okuyoruz; eþi kafasýna ütü atmýþ… Ayýptýr söylemesi, Mahsun Kýrmýzýgül’le Aliþan’ý ayýrt edemeyiz biz. * Gülümseriz. * Enginarýn baþkentidir; Ýzmirlidir incir. Kazandibi hemþeri… 78 çeþit köftemiz olduðu için, McDonald’s’ýn bunalýma girdiði tek þehirdir… Zeytinyaðý severiz, dünyanýn en boktan durumuna bile düþsek, zeytinyaðý gibi üste çýkmayý daha çok severiz… Sana ne birader, keyfimizin káhyasýyýz, yazlýklara gitmek için 8 þeritli otoyol yaptýk; Güzelbahçe, Seferihisar, Urla, Karaburun, Çeþme, öbür tarafta Dikili, Foça, çipurayýz… Pak Bahadur’u özleriz… Durup dururken faytona bineriz, bi yere gitmeyiz aslýnda, öööle turlarýz… Hava güzel, daralýrýz, okulu ekeriz. Mezun olduktan sonra öðretmeniyle kadeh tokuþturmayan öðrenciyi zor bulursun Ýzmir’de. * Siz sembol diyorsunuz ama, saat kaç diye Saat Kulesi’ne bakaný bulamazsýn, altýnda buluþanlar bile zahmet edip kafasýný kaldýrmaz, birbirine sorar saati! Rahatýzdýr… Çocuklarý Kemeraltý’da kaybederiz, alýþveriþe devam ederiz, esnaftan biri bulup getirir, çýkýþta Kemeraltý Karakolu’ndan alýrýz… Aðlayýp zýrlamak bi yana, çoðu dondurmayý bitirmediði için ayrýlmak istemez karakoldan, iyi mi… Aceleye gelemeyiz! Bir sene önceden duyurmaya baþla, de ki, 22 Aðustos saat 20’de tiyatro baþlýyor… 20.30’da geliriz… Sanatçýlar da Ýzmirliyse, tiyatro zaten 21’de filan baþlar… Uçak 6 saat rötar yapsýn, istifimizi bozmayýz, bizim için ekstra bira içme vesilesidir bu… Kuyruk olmaz, çünkü kuyruk varsa, Ýzmirli sýkýlýr, gider. Pratiktir… 201 sokaðý bulduysan, yanýndaki 202’dir. Tek tek isim vermeye üþeniriz. * 35’imiz var. 35 buçuðumuz da var. 34 plaka gördük mü, kapýþýrýz… Arkadan sirenleriyle isterse Cumhurbaþkaný gelsin, bana mý sordu, tarladan gitsin, makam arabasýna yol vermeyiz. * Özetle, arýzayýz! * Erkek çocuklarýna en çok “Efe” adý konulan þehirdir orasý… Zeybek duyduðumuzda, içimiz cýz eder, kalkar oynarýz. Hasan Tahsin orada, Kubilay orada, Latife Haným orada, Zübeyde Haným bize emanet, bize… Mustafa Kemal de, aðlar kadýnlarýmýz… Sokak sokak, bulvar bulvar, Milli Mücadele Müzesi’dir… Ýstanbul’daki gibi Birinci Ahmet Çeþmesi falan yoktur orada… Ankara’daki gibi Cinnah Caddesi, Arjantin Caddesi de bulamazsýn pek… Recep Tayyip Erdoðan Kavþaðý’ný teklif etmez hiç kimse. * Bakýn, Tayyip Erdoðan dedim, aklýma geldi… Bugün Ýzmir’de miting yapacakmýþ Baþbakan. * Kendisine ev sahibi olarak, Ayla Dikmen’in Kordon’da üstü açýk otomobille gezerken söylediði ve Türkiye’nin anca yýllar sonra keþfettiði parçasýný armaðan ediyorum: “Ben söylerken gülmedin mi? Falýmýzda ayrýlýk var demedim mi? Anlamazdýn, anlamazdýn…”
|






